Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam |    | Künye |     | Üyelik |   | Sitene Ekle |    | Bize Ulaşın |
Ana Sayfa
Son Dakika
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Eğitim
Sağlık
Gündem Özel
Ropörtaj
Haber Arşivi
 
Çok Okunanlar
Diyarbakır'da Adıyaman Rüzgarı Diyarbakır'da Adıyaman Rüzgarı
Diyarbakır'da Adıyaman Rüzgarı
Diyarbakır'da Adıyaman Rüzgarı
Adıyaman'da Havan Mermisi Bulundu Adıyaman'da Havan Mermisi Bulundu
Adıyaman'da Havan Mermisi Bulundu
Alkayış;Depremi Değerlendirdi.. Alkayış;Depremi Değerlendirdi..
Alkayış;Depremi Değerlendirdi..
Aslan İçin Mevlit Okutuldu Aslan İçin Mevlit Okutuldu
Aslan İçin Mevlit Okutuldu
Kadınlar Günü Etkinlklerle Kutlandı Kadınlar Günü Etkinlklerle Kutlandı
Kadınlar Günü Etkinlklerle Kutlandı
Toprak;Şiddet Olaylarından Bıktık Toprak;Şiddet Olaylarından Bıktık
Toprak;Şiddet Olaylarından Bıktık
Tandoğan'dan Vali Sodan'a Plaket Tandoğan'dan Vali Sodan'a Plaket
Tandoğan'dan Vali Sodan'a Plaket
Bölgede Tek Bağdadi Mimarili Cami Bölgede Tek Bağdadi Mimarili Cami
Bölgede Tek Bağdadi Mimarili Cami
Büyükaslan'a Teşekkür Plaketi Büyükaslan'a Teşekkür Plaketi
Büyükaslan'a Teşekkür Plaketi
Çok Yorumlananlar
Kampanya'danTGRT'ye 110 Milyar:...
Malatya Haddini Aşmasın:...
A.K.P Nereye Gidiyor..:...
Adıyaman Üvey Evlat Olmuştur:...
Adıyaman Devlet Hastanesin'de İnanılmaz Değişim:...
Çelebi; Uyardı Anız Yakmayınız..:...
Milletvekilleri Neden Gelmedi:...
Kırmızı'dan Anlamlı Sözler..:...
Daum’un Gençlere Bakışı:...
Alevi Kaleminden Said Nursi:...
Seni seviyorum...:...
Linkler
Cihan Aktaşaktascihan@gmail.com

Kırmızı Karanfiller
Yazıyı büyüt .

Geçen hafta içinde bir günün ikindisinde, ne istiyor bu insanlar, niçin inanmıyorlar kendilerine sunulan rakamlara, bu kadar yüksek bir oranda hile yapıldığı da görülmüş şey mi sandık başında, diye sorular sorarak, İnkılap Meydanı’ndan Azadi Meydanı’na akan kalabalığın arasına karıştın. Mendilleri, bileklikleri, başörtüleri, tunikleri, çantaları yeşildi yürüyüşçülerin, bir şekilde yeşille renklendirilmişti siyah giysileri. Kesin ayrımlar ve karşıtlıklar ortadan kalktı, kim yoksul kim zengin, kim zalim kim mazlum, kim yalancı kim doğruyu söylüyor, alnını ihlâsla secdeye değdiren kim; sloganlara bakarak karar verebilir misin, diye sordu bir kız.

Bileğindeki yeşil bandı bir haberleşme kanalı olarak algılayan o kızı dinledikten sonra, ellerinde “Oyum Nerede?” yazılı pankartlar ve fotoğraflar taşıyan yürüyüşçülere sorular sormaya devam ettin. 1979’da yine bu caddelerde yürümüş olan insanları görmedin, anlatılanlardan, filmlerden fotoğraflardan marşlardan biliyorsun. Anıt mezarlıkları kaplayan karanfiller, daha fazla kan akmasaydı, demek istermiş gibi tütmeye devam ediyor. Gece Allahu Ekber sedalarını izleyen slogan sesleri dağların değil yılların ardından geliyormuş gibiydi: Himayet himayet niyrui intizami (Polis, polis, bizi destekle!) Himayet himayet İrani-i ba gayret (Destekle destekle, ey gayretli İranlı.) 80’lerin başlarında İstanbul’da yeşil parkalı Musavi’nin bir uçağın merdivenlerinden indiğini görmüştün ekranda. Yeşil parka devrimciliğin sembolüydü, şimdilerde ise Ahmedinecad’ın beyaz montu, halk adamı olmanın, tevazunun sembolü sayılıyor. Peki, halk kimdir en fazla, hangi kalabalıktır ve halk düşmanı hangi belirtileriyle tanınır; bu sorulara cevap aramaya zorluyor seni, gece, şehirden dalga dalga yükselerek bir uğultu halinde evlerin pencerelerine çarpan sloganlar.

Bir insanın hayatına ne kadar da çok birbirini çağıran sahne sığabilirmiş! İçlerinden kimileri dağlara çarparak geri dönen sloganlarla bütünleşerek canlanıyor. Asr Sûresi’nin bir ayeti, Kadıköy Marmara’da defalarca izlenmiş Çağrı filmi, Maurice Jarre’nin notaları, Humeyni’nin vakarlı soruları... Gecenin geç saatlerine kadar sürüyor, pencere camlarını titreten sloganların uğultusu. Acılı bir ses algılıyorsun uğultunun içinden; Dr. Jivago’nun fon müziği eşliğinde. Acı çeken insan daha çok hangisi, kim bilebilir en fazla ve aşikâr haksızlığa maruz kaldığı için acı çekeni ve kim daha fazla mustazaf, kimin çiğnenen hakkıdır daha katlanılmaz olan, bu sorulara yeniden cevap arıyorsun.

Bir insan hayatında en fazla kaç devrim yaşar? O iki devrim yaşadı; Musavi. Devrimin caddelere alıştırdığı insanlar kalıplara sığamıyorlar. Akşam karanlığı çöktüğünde,“Allah-u Ekber, ya Hüseyin Mir Hüseyin!” diye başlayan sloganlar dizisi pencereleri titretmeye devam ediyor. Sağduyusuna güvendiğin insanlara, nasıl mümkün oluyor aradaki bu anlayış uçurumu, diye soruyorsun. Şöyle oluyor, dedi yazar arkadaşın. Güç savaşı var; filler dövüşürken çimenler eziliyor. İktidar savaşının nelere kadir olduğunu bilemeyecek kadar saf bir yazarsın, görüyorsun işte! Birisi “Allah-u Ekber!” diye haykırdığında bir pencereden, yüzünü görmeyen kişi sözüne bakarak karanfil yaprakları serpiştirmeliydi o pencereye doğru. Daha fazla kan veremezdi bir memleket, Beheşt-i Zehra kabristanındaki sayısız mezarlıktan sonra.

Bazen en iyi bildiğimiz cümleler tarafından yanıltılıyor, en iyi tanıdığımızı sandığımız adresler tarafından şaşırtılıyoruz. Büyük anlama uçurumlarını aşacak kelimelerden yoksunluğunu duyuyorsun bir kez daha. Yeniden yoksullaştın, kelimelerin yetersiz kalıyor. Ama sen, özgürlük asıl başkasının özgürlüğüdür ve vicdan da asıl öteki olan için gereklidir, diye düşünmeye daha yeni başlamış değilsin. Diline gelebilen bütün kelimeleri barış ve kardeşlik için, Allah rızası için yeni bir düzene kavuşturmaya çalışıyorsun. Şimdi meydanlara akan kalabalıkları üç beş kandırılmış ipsiz sapsız serseri olmakla suçlayanlardan kimilerini tanıyorsun: Evlerine konuk oldun, duvar raflarında bulunan kenarlarına karanfil saksıları yerleştirilmiş şehit fotoğraflarına bakarak onlarla birlikte gözyaşı döktün, mersiyelerini dinledin. Annelerin ve sevgililerin gözyaşları, şehitlerinin kabirlerine serpiştirilen gülsuyu ile karışıyordu, bu sahneleri unutmadın. İki kardeşi şehit olan sosyolog, Musavi’nin danışmanıydı, onunla bir söyleşi yapmıştın üniversitedeki odasında; tutuklandığını yeni öğrendin. Rehber’in Cuma hutbesi kanunu hatırlatıyordu, hakkını caddelere akarak arayanlarda. Ardından Musavi’nin şehit olmaya hazır olduğunu söylediği de duyuldu. Cep telefonlarıyla, internetle ulaşım kısıtlandığı için fısıltı gazetesi arttırıyor baskısını ve bir haber bazen ötekini çürüterek geliyor.

Bu kadar çok ani, zor, en yakın komşu için bile anlaşılmaz gelen bilgiden, içlerinden hakikate uygun olanlarını seçip de yazabilmenin bir yolu bulunur mu... Aradaki anlayış uçurumu genişliyor, fısıltı gazetesi şayialarına karışan türlü ajans haberleriyle. Sense sadece mütercim olmayı istemedin hiç, söyleşilere kendini kattın, acı çeken insanın tarafına çekildin her kavşakta. Yoksul evlerindeki konuk odalarının raflarındaki fotoğrafları çevreleyen karanfiller gözlerinin önünden gitmediği için de tamamlanmıyor bu yazı, tamamlanmayı istemiyor.


     




Bu yazi 2695 defa okundu.
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır
Yorumlar ( 0 )
 
Anket
Gündem Özel
Adıyaman'da Havan Mermisi Bulundu
Adıyaman'da Havan Mermisi Bulundu
Diyarbakır'da Adıyaman Rüzgarı
Diyarbakır'da Adıyaman Rüzgarı
Alkayış;Depremi Değerlendirdi..
Alkayış;Depremi Değerlendirdi..
Elazığ Depremi'nin Bilançosu Ağır
Elazığ Depremi'nin Bilançosu Ağır
Röportajlar
Tanrıverdi Yasaklı Günleri Anlattı
Tanrıverdi Yasaklı Günleri Anlattı
Adıyamanlı Ahmet Tanrıverdi yasaklı günleri ve Bediüzzaman Said Nursi ile olan görüşmesini anlattı

Yazarlar
Adıyaman Perre Haber
Kerim Baydak
Kerpiç Beton Farketmez Depremle Yaşamak Zorundayız
Adıyaman Perre Haber
Baykan Sarıkaya
Tek Tırnaklı Fırsatçılar
Adıyaman Perre Haber
Cihan Aktaş
Haki Renkli Bir Çocukluk Ufku
Adıyaman Perre Haber
Hüseyin Yılmaz
Yargı Ve Devlet Terörü
Adıyaman Perre Haber
Zeki Dişkaya
Ülkeye Bir Millet Meclisi Yeter
Adıyaman Perre Haber
M.Cihan Akbilek
DAVETE İCABET GEREKMEZ Mİ?
Adıyaman Perre Haber
Haluk Erdoğan
Güzel Bir Siyaset İktidarı Sürekli Kılar
Adıyaman Perre Haber
Akif Beyaz
Daum’un Gençlere Bakışı
Adıyaman Perre Haber
Erdal Yilmaz
STK'ların Önemi İHH ve Gürbüzcan
Adıyaman Perre Haber
Hayrunnisa Yağcı
Esenlerde Unutulmayan Yetimler
Alıntı Yazarlar
Piyasalar
Bağımlıyız
videohaber
fotohaber
Anket
© 2007 - Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
www.adiyamanperre.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. Yazarlarin yazilarindan site sahibi/domain sahibi/host sağlayicisi sorumlu değildir.