Adıyaman Devlet Planlama Teşkilatı’nın 2003 yılı gelişmişlik endeksi sıralamasına göre Türkiye’de 81 il arasında 65’inci sırada yer almaktadır. Gelişmişlik sıralaması endeksi kapsamına ilin demografik, istihdam, eğitim, sağlık, sanayi, tarım, finans, ve altyapı göstergeleri olarak bilinen, sekiz tane sektördeki gelişmişlik göstergesi girmektedir. Bu sekiz göstergenin alt başlıkları da ayrı ayrı kalemlerden oluşmaktadır. Sosyo-ekonomik gelişmişlik göstergesi kalemleri ise fert başına safi yurt içi hasıla, fert başına kamu yatırımı miktarı, fert başına ihracat, ithalat miktarları, fert başına tüketilen elektrik miktarı, on bin kişiye düşen doktor sayısı miktarı, okullaşma oranı, istihdam oranı vb. bir çok faktörün toplamının oransal değerinden oluşmaktadır.
İlin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi, bu göstergelerin ve oranların toplamıyla elde edilir. Örneğin 2003 yılı Sosyo-ekonomik Gelişmişlik Sıralamasına göre, Mesleki okullaşma oranı bakımından Adıyaman 70. sıradadır. On bin kişiye düşen hekim sayısı bakımından 72.sıradadır. Ücretli çalışanlara göre toplam istihdam bakımından 71.sıradadır. Asfalt yol miktarı oranı bakımından 61. sıradadır. On bin kişiye düşen otomobil sayısı bakımından 60. sırada bulunmaktadır. Bu göstergelerin/kalemlerin toplam sayısı 58 tanedir. Bu göstergelerde alınan puanların ağırlıklarının aritmetik ortalaması, sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyini gösterir. Adıyaman ili bu endekse göre yukarıda belirtildiği gibi 81 il arasında 65. sırada yer almaktadır.
2003 yılında yayınlanan sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi dökümanının rakamları 2000 yılına aittir. 2000 yılından bu yana sekiz yıl geçti. Sekiz yıl sonra Adıyaman’ın sosyo ekonomik gelişmişlik düzeyinde meydana gelen değişmeleri fert başına kamu yatırım oranlarını esas alarak değerlendirmeye çalışacağım. Kamu yatırım oranı, sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyini belirleyen değişkenlerden sadece bir tanesi olmakla birlikte, diğer değişkenlerin durumunu da doğrudan etkileyen bir faktördür. Çünkü eğitim sektörüne yapılan kamu yatırımı miktarının artması, okul ve derslik sayılarını arttırır, eğitime ulaşmayı kolaylaştırır. Bu da okullaşma oranını olumlu etkiler. Tarım sektörüne yapılacak kamu yatırımı oranındaki artış, istihdam oranını olumlu etkiler. Bunlar gibi, madencilik, turizm, enerji vb. sektörlere yapılacak kamu yatırımları oranındaki artış, istihdamı, refahı, fert başına mevduat miktarını ve fert başına safi milli hasıla oranını olumlu etkiler, çarpan etkisi yapar. Anlaşılacağı gibi, kamu yatırımı harcamaları eğitim, ulaşım sağlık ve turizm sektörlerinde gerçekleşir. Bu sektörlerde meydana gelen iyileşmeler de sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyini olumlu yönde etkiler.
Bu çalışmada, Devlet Planlama Teşkilatı ve Türkiye İstatistik Kurumu verileri kullanıldı. TUİK verileri kullanılırken geriye yönelik nüfus projeksiyonları yapmak zorunda kaldık. Çünkü 2000 yılında yapılan nüfus sayımı sonuçları bilindiği gibi güvenilir değildi. Mesela 2000 yılı sayımına göre Adıyaman’ın nüfusu altı yüz bin’i aşmaktaydı. 2000 yılından 2007 ye gelindiğinde ciddi bir nüfus azalması durumu ile karşılaşmaktayız. Bu azalma, normal şartlarda ölümlerin artması, doğumların durması ve tabii felaketlerden dolayı meydana gelen göçlerle açıklanabilir. Ancak bunların hiç birisi olmadı. Bundan dolayı 2000 yılı sayım sonuçlarını güvenli bulmadık.
2007’de adrese dayalı nüfus sayımı TÜİK tarafında yapıldı. 2007 yılı sayımına göre Adıyaman’ın 2007 yılındaki nüfusu 582 762 dir. Oysa 2000 yılında yapılan sayım sonuçlarına göre yapılan projeksiyonlarda Adıyaman’ın nüfusunun 2007 yılında 700 000 (yedi yüz bini) aşması gerekiyor. Bundan dolayı biz 2007 yılı sayımı nüfus miktarı sonuçlarını esas alarak geriye yönelik projeksiyonlar yapmak zorunda kaldık.
Projeksiyonları yaparken 1980 ve 1985 yıllarında yapılan sayımların doğru ve güvenilir olduğunu varsaydık. Bölgedeki nüfus artış hızı ortalamasını esas alarak projeksiyonları gerçekleştik. Bu projeksiyonlara göre Adıyaman nüfusu Tablo 2’de verilmiş bulunmaktadır. Fert başına kamu yatırım miktarını hesaplarken bu tabloda yer alan yıl nüfuslarını esas aldık. Geriye yönelik nüfus projeksiyonları Türkiye nüfusu içinde yapıldı. Çünkü 2000 yılı sayımında Türkiye nüfusu için de, benzer abartılar ve yanlış sayımlar söz konusu olmuştur.
Bilindiği gibi 2003 yılından sonra Adıyaman teşvik yasalarıyla desteklendi. Uzun süredir, kalkınmada öncelikli iller grubunda yer almaktadır. GAP projesi kapsamındaki illerin başında gelmektedir. Teşvik yasası ve kalkınmada öncelikli il uygulaması kapsamına alınması, Adıyaman’a daha çok yatım yapılması anlamına gelmektedir. Bizde bu uygulamanın durumu nasıl etkilediğini göstermek için Devlet Planlama Teşkilatı ve Türkiye İstatistik Kurumu verilerini esas alarak son dokuz yılda bölgeye yapılan kamu yatırımlarını, Türkiye ortalamaları ve diğer illerle karşılaştıracağız. Tahmin edileceği gibi, kamu yatırımlarının bölgede artması gerekirdi. Çünkü kalkınmada öncelikli iller kapsamındadır. Teşvik uygulamalarının uygulandığı bir bölgede bulunmaktadır.
Adıyaman kamuoyunda ise son beş yılda ilin gelişmişlik düzeyinde bazı iyileşmelerin olduğuna dair kanaatler de vardır. Bilhassa şehrin ileri gelen bürokratları bu fikri işlemektedirler. Model kent olduk, ilerledik, sınıf atladık, kalkındık, geliştik diyenlerin ve bu kanaatte olanların sayısı toplam il nüfusuna göre çok azdır. Ancak malum olduğu gibi, bu gruplar kamuoyu oluşturma süreçlerini doğrudan etkilerler. Bu gruplar, Adıyaman şehrinin güzel olmasını, teşvik yasasından dolayı meydana gelen nisbi istihdam artışlarını ve şehirde gerçekleşen toplantılarda dağıtılan umutları, bu iddialarına gerekçe yapmaktadırlar.
Adıyaman’ın güzel bir şehir olduğu, Adıyaman’ı ilk defa gören bütün ziyaretçiler tarafından dile getirilmektedir. Ancak güzel bir şehir olmak, gelişmişlik bakımından bilindiği gibi yeterli bir faktör değildir. Şehrin sakinlerinin, uyumlu olması, evlerini, sokaklarını ve şehirlerini güzel ve bakımlı tutması, şehrin coğrafik konumunun elverişli olması; yoksulluğa, yatırım eksikliğine ve kamu desteğinin yetersiz olmasına rağmen, şehri güzel kılabilir. Bence Adıyaman’ın güzel bir şehir olması, Adıyaman’ın yeterli kamu desteği almasından dolayı değildir; Adıyamanlıların uyumlu ve güzel insanlar olmasından dolayıdır. Ancak yeterli kamu desteği almış olsaydı muhtemelen çok daha güzel olurdu.
Bu makalede sadece kamu yatırımları üzerinde duracağım. Devlet Planlama Teşkilatı ve Türkiye İstatistik Kurumu verilerine bakıldığında bölgede kamu yatırımı oranı beklenin tersi bir şekilde gerçekleşmiş. Yani Adıyaman 2000’den bu yana kamudan daha az pay almış görünmektedir. Adıyaman’da bazı iyileşmelerin olduğu doğrudur. Ancak Türkiye genelindeki gelişmişlik düzeyi ile mukayeseler yaptığımızda Adıyaman’ın diğer illere ve Türkiye geneline göre 2000’den bu yana daha da gerilediği elde edilen istatistiki verilerin değerlendirilmesinde görülmektedir.
1-YILLARA GÖRE ADIYAMAN’DA KAMU YATIRIMLARININ SEKTÖREL DAĞILIMI
Tablo:1 Yıllara ve Sektörlere Göre Adıyaman’da Kamu Yatırımları. (1000YTL)

Yukarıda tablo 1’de 1999-2007 yıllarında Adıyaman’da yapılan kamu yatırımlarının, sektörel dağılımları yer almaktadır. Tablo’da görüldüğü gibi madencilik sektörü yatırımları son üç yılda artmış bulunmaktadır. 2005 yılında 14 749, 2006 yılında 16 890 ve 2007 yılında 23 966 YTL miktarınca kamu yarımı yapılmıştır. Dikkat edilirse bu miktarlar ilgili yıllarda yapılan toplam kamu yatırımlarının üçte birini ve dörtte birini oluşturmaktadır. Madencilik yatırımlarının mahiyetine baktığımızda ise bu yatırımların daha çok petrol kuyusu açma alanlarındaki harcamalardan oluştuğu anlaşılmaktadır. Madencilik yatırımları ise şehrin ekonomisine doğrudan katma değer katan yatırımlar değildir. Bundan dolayı Türkiye ve Adıyaman karşılaştırması yaparken hesaplamaları bir madencilik yatırımlarını dahil ederek yaptık. Birde madencilik yatırımlarını dahil etmeden yaptık.
Tablo 1’de ilgili yıllarda enerji ve turizm alanlarında hiç kamu yatırımı yapılmadığı görülmektedir. İlginçtir aynı yıllarda Adıyaman’da turizm sektörünü geliştirmek için çok çaba sarf edildi. Çok fazla toplantı yapıldı. Her yıl festival düzenlendi. Paneller yapıldı. Yani turizm sektörünü geliştirmek için gösteri etkinliği bağlamında yapılması gereken her şey yapıldı. Ancak bu gösterilerin, toplantıların ve etkinliklerin turizm amaçlı kamu yatırımı yapılmasını bile sağlamadığı anlaşılmaktadır. Hiç turizm yatırımı yapılmamasına rağmen, ilin turizm gelirleri ne kadar arttı? Bu ayrı bir çalışmanın konusudur. Ancak her şeye rağmen turizm sektöründe hiç yatırım yapılmaması ciddi bir durumdur. Tablo 1’de görüleceği gibi, son iki yılda tarım, sağlık ve eğitim sektörü alanında kamu yatırımlarında önemli düzeyde bir miktar artışının gerçekleştiği görülmektedir.
2-ADIYAMAN’DA FERT BAŞINA KAMU YATIRIMI
Tablo:2 Yıllara Göre Adıyaman’da Kamu Yatırımlarının Fert Başına Dağılımı

Tablo 2 de görüldüğü gibi, toplam kamu yatırımı miktarı ilgili yılın il nüfusunun toplamına bölünerek yıllık bazda fert başına yapılan kamu yatırımı miktarı hesaplanmıştır. Kişi başına yatırım oranına baktığımızda bilhassa 2005, 2006 ve 2007 yıllarında fert başına kamu yatırımı oranında önceki dönemle mukayese edildiğinde ciddi bir artışın olduğu görülmektedir. Bu oran 1999 da 8.78, 2000 de 17.89, 2002 de 19.35, 2002 de 20,42, 2003 de 27.28, 2004 de 53.22, 2005 de 84.70, 2006 da 104. 59 ve 2007 de ise 120.50 olarak gerçekleşmiştir. Aşağıda Grafik 1’de bu oranların büyüklükleri görsel olarak verilmektedir.

3-TÜRKİYE VE ADIYAMAN FERT BAŞINA KAMU YATIRIM ORANI KARŞILAŞTIRMASI:
Aşağı’da grafik 2’de Adıyaman’da madencilik alanında son üç yılda yapılan kamu yatırımları da toplama dahil edilerek Adıyaman’da ve Türkiye’de fert başına 1999-2007 yıllarında yıllık olarak gerçekleşen ve yapılan kamu yatırımları görülmektedir. Grafik 2’de görüldüğü gibi, 2007 yılında, Türkiye’de fert başına kamu yatırımı miktarı 304.78 iken bu oran Adıyaman’da 120,56’dır. 2006 da Türkiye 311,74, Adıyaman 104,59 dur. 2005 de Türkiye 292,35 Adıyaman 104.59 dur. 2004 yılında Türkiye ortalaması 240,76, Adıyaman ortalaması 53,22 olmuştur. 2003 yılında Türkiye ortalaması 243,91, Adıyaman ise 27,28 tir. 2002 yılında Türkiye ortalaması 240,99, Adıyaman ise 18.98 olmuştur. 2001 yılında Türkiye ortalaması 129.51 Adıyaman ise 17.54 olarak gerçekleşmiştir. 2000 yılında Türkiye ortalaması 122.47, Adıyaman da ise 21.47 olmuştur. 1999’da ise grafik 2 de görüldüğü gibi, Türkiye de fert başına kamu yatırımı ortalaması 75.55, Adıyaman da ise 8.78 olmuştur.

Yukarıda grafik 2 de görselleştirilen Türkiye ve Adıyaman fert başına kamu yatırım oranlarındaki değişmelerin gösterdiği eğilimin ilerde Adıyaman lehine şekillenip şekillenmediğini anlamak için, mevcut eğilimi, eğri ve çizgi trendleri ile de göstermek gerekmektedir. Aşağıda grafik 3’te bu trend gösterilmektedir. Grafik 3’e bakıldığında 1999’dan 2007’ye doğru gelindikçe zaten Türkiye ortalamasının üçte biri bazı yıllarda ise beşte biri oranında fert başına kamu yatırımı alan Adıyaman’da dengenin Adıyaman aleyhine değiştiğini ve bu minval üzerine devam ettiği görülmektedir. Bu şu anlama gelmektedir. Adıyaman her hangi bir müdahale yapılmazsa Türkiye ortalamasına göre göreceli olarak fakirleşmeye ve yoksullaşmaya devam edecektir. Adıyaman ile Türkiye ortalaması arasındaki makas gittikçe büyümektedir.

Bilindiği gibi Şubat 2004 yılında 5084 sayılı teşvik yasası çıkartıldı. Adıyaman teşvik yasası kapsamındaki illerden birisidir. Teşvik yasası yatırımcılara ücretsiz arsa, alt yapı, bir çok kalemde vergi muafiyeti, işçi sigorta giderlerinin karşılanması, enerji gideri ve ucuz kredi imkanları tanımaktadır. Tarım, turizm, sanayi vb. sektörlerde yatırım yapanlara çok büyük destekler sağlamaktadır. Teşvik yasası kapsamında olan bir ilde kamu yatırımı oranında beklenen artışın gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Hükümet bir taraftan Adıyaman’ı teşvik yasları ile geliştirmeye çalışırken, bölgedeki halkın refah düzeyini artırmayı düşünürken, bizzat kendisi bölgeye yeterince kamu yatırımı yapmamış bulunmaktadır. Teşvik kapsamındaki bir ilde ulaşım, eğitim, sağlık ve hizmet sektörlerinde kamu yatırımının da arttırılması gerekirdi. Ancak anlaşılan devlet kendi yasasını bile kamu yatırımlarıyla yetirince desteklememiştir. Grafik 3 bize göreceli olarak Adıyaman’ın çevre illere göre daha da az kamu yatırımı aldığını göstermektedir. Teşvik yasası ilk birkaç yıl içinde bölgeye yatırımcı çekti. Ancak son zamanlarda teşvik yasası kapsamında yeni yatırım yapılmamaktadır. Bunun nedenlerinden birisi de muhtemelen, teşvik yasası uygulamasının kamu yatırımlarıyla desteklenmemiş olmasıdır.
Aşağıda grafik 4’te madencilik alanındaki yatırımlar hariç tutulduğunda, Adıyaman’da kamu yatırımı oranında çok daha önemli bir azalmanın olduğu anlaşılmaktadır. Zaten grafik üçün değerlendirilmesinde son üç yılda madencilik alanı yatırımlarında bir artış olduğunu belirtmiştik. Ancak bilindiği gibi bu artış şehrin refahını doğrudan etkileyen bir sektörle alakalı değildir. Grafik 4’e bakıldığında 2007 yılında Türkiye genelinde fert başına kamu yatırımı ortalaması 304.78 iken, aynı yıl bu oran Adıyaman’da 79.41 olmuştur. 2006 yılında Türkiye ortalaması 311.74 iken Adıyaman’da bu oran 75.04 olmuştur. 2005 yılında Türkiye ortalaması 292.35 olmuştur. Buna karşılık Adıyaman’da bu oran 58.38 olarak gerçekleşmiştir. Bu oranlara bakıldığında Türkiye ortalamasına göre Adıyaman’da yaşayan birsi, Türkiye’nin diğer illerinde yaşayan birsinin dörtte ve beşte biri kadar kamu yatırımı almış bulunmaktadır. 2004-2009 yıllarındaki fert başına kamu yatırımı oranları ise yukarıda grafik 3’de belirtilen oranlar düzeyinde gerçekleşmiştir.

Aşağıda grafik 5’de fert başına kamu yatırımları dağılımının ileriye yönelik eğilimi gösterilmektedir. Son üç yıldaki madencilik sektörü yatırımları hariç tutulduğunda, Adıyaman

ve Türkiye arasındaki makasın 1999’dan 2007’ye gelindiğinde daha da açıldığı ve dengelerin teşvik yasaları kapsamında olan Adıyaman aleyhine değiştiği açıkça görülmektedir. Teşvik yasaları ile umutlandırılan halk, anlaşılan sadece umutla yetinmek zorunda kalmıştır. Çünkü reel olarak teşvik yasası, kamu yatırımlarıyla desteklenmiş değildir
SONUÇ
Adıyaman son dokuz yılda (1999-2007) fert başına kamu yatırımı alma oranı bakımından Türkiye ortalamasının üçte biri ve dörtte biri düzeyinde kalmıştır. Kendi içinde önceki yıllara göre son dokuz yılda fert başına daha çok kamu yatırımı almıştır. Ancak bu artış yanıltıcı bir durumdur. Çünkü Türkiye ile Adıyaman arasındaki gelişmişlik farkı makası daralmamıştır. Bilakis artmıştır. 2006 yılında Altıntaş’ın yaptığı araştırmada da benzer bulgular ortaya konmuştur. Altıntaş’ın araştırmasında sadece fert başına kamu yatırımı oranları verilmiyor. Aynı zamanda refah düzeyini belirleyen bütün kalemlerde Adıyaman Türkiye ile mukayese edilmektedir. “Güneydoğu’da Adıyaman’ın Ekonomik Durumu” adlı bildiride 1996’dan 2006’ya gelindiğinde Adıyaman’ın göreceli olarak yoksullaştığı belirtilmektedir. Bu çalışma ise sadece fert başına kamu yatırımı oranı bakımından Adıyaman’ın Şubat 2004 yılında çıkartılan 5084 sayılı teşvik yasasına rağmen nasıl geri kaldığını ortaya koymaktadır.
Adıyaman coğrafyası ile her zaman ziyaretçilerini hayran bırakmıştır. 1900’lü yılların arifesinde bölgeye keşif gezisinde bulunan İngiliz Albay Mark Sykey, hatıratında bu ovanın yeşilini, güzelliğini hayranlıkla anlatmaktadır. Aynı şekilde 1948 yılında Adıyaman henüz bir ilçe iken kaymakam olarak ilçeye atanan Hayrettin Kalkandelen, bu çoğrafyanın büyüleyici yeşil dokusu ve ovasının verimliliğini edebi bir dil ile dile getirirken, insanlarının işsizliğini garip bir çelişki olarak anlatmaktadır.
Gaziantep gibi sanayileşmiş ve gelişmiş bir ile sadece 145 km. mesafede olan Adıyaman’ın bu hayranlık uyandıran ekolojik konumu, daha sonra Atatürk barajı ile taçlandırıldı. Nemrut’un ziyaretçileri bu güzel dokuyu o yüksek tepede izlemeye devam ediyorlar. Ancak ne gariptir ki ne Nemrut’un devasa heykelleri, ne verimli ova, ne Akdağlardan ovayı dolaşarak Atatürk barajında sükun bulan dereler, ne de baraj göllerinin çevrelediği sınırlar bu şehri bahtiyar etmeye yetmedi. Bu sürprizlerle dolu coğrafyayı ekonomik bir cazibe alanına dönüştürmedi. Anlaşılan bölgenin bu hayranlık uyandıran coğrafik dokusu, bölgeye ilgiyi arttıracağına, bölgeye daha çok kamu yatırımı getireceğine, tam tersine bölgenin yoksulluğunu örtmektedir! Hükümetin hazırladığı bu son paket, umarım örtülen yoksulluğun üstünü açar ve bir çözüm umudu olur.